Narsist liderlik

Bu Ayki yazımda sizlerle NARSİST LİDERLİK konusunu paylaşmak isterim;

Ülkeleri, siyasi partileri, şirketleri, spor kulüplerini, sivil veya resmi organizasyonları önce başarıya, sonra felakete aynı kişi götürür: Kurumun veya sistemin başında olan lider. Liderin kişiliği ve duygusal dalgalanmaları, birlikte çalıştığı kişilerle olan ilişkisini etkiler. Bu etki de, hem kurum iklimi hem de yakın çevresinde yaşam kalitesi ve ruh sağlıkları üzerinde önemli ölçüde rol oynar. Çalışanların ruh sağlığı açısından en büyük tehdit, Narsist bir liderle çalışmak ve onunla uzun saatler geçirmektir. Ben bu yazıyı hazırlarken çok az referans kullandım. Yazı, temel belirtilerin tanımlanması ötesinde, hemen bütünüyle kendi yaşam yolculuğumun farklı yollarında tanıma fırsatı bulduğum kişilere, yaşantılara ve gözlemlere dayanmaktadır. Bazı belirtiler ise belirli ölçülerde herkeste bulunabilir. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin bütün dünyada referans alınan tanı kitabında,’’ Narsist’lik” tanısı için temel dokuz belirtinin en az beş tanesine sahip olma koşulu belirtilmiştir.

Narsist Liderlik

Bütün insanlar ”beğenilmek ve takdir edilmek” ister. Bu insanın doğasından gelen bir özelliktir. Ancak Narsist kişilerde bu özellik varoluşun merkezini oluşturur. Narsist kişilerde takdir görme istekleriyle çok çalışır, meşguliyet alanlarını, hayatın bütün cephelerini ihmal edecek şekilde, hayatının tek amacı haline getirirler. Bu nedenle çok kere fark edilir, takdir edilir ve yükselirler.

Tutku ve odaklanmayla yürütülen çalışmaların sonucunda kişi, başında olduğu kurumu ileri götürür. Bu gelişme kişinin kendi beceri ve değerlerine olan inancının yükselmesine ve bunun sonucunda kendine olan güvenini ve hayranlığının üst düzeye çıkmasına neden olur. Asıl sorun bundan sonra başlar. Narsist Liderin başlıca özellikleri şöyle sıralanabilir:

  • Kendini mükemmel görmek,
  • Kendinden başkasını düşünmemek ve davranışlarının başkasına olan etkisiyle ilgilenmemek,
  • Bütün başarıyı kendine mal etmek, başarısızlık durumunda sorumluluğu başkasına yüklemek,
  • Olayları bütünüyle kontrol etme isteği,
  • Eleştiriye aşırı duyarlılık, aşırı tepki ve öfke,
  • Her konuda haklı olduğuna inanmak,
  • Başkalarını önemsememek,
  • Kuralların kendi için geçerli olmadığını düşünmek.

Görüldüğü gibi, Narsist bir liderle çalışmak, bir yönüyle ruh sağlığı açısından risk taşıma, diğer yönüyle de kişinin itibarı açısından yıkıcı sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle yukarıda sayılan özelliklere sahip bir yönetici veya liderle çalışan kişiler, özellikle işler yolunda gitmemeye başladığı zaman, durumlarını bir kere daha dikkatle değerlendirmelidir. Bu değerlendirme sırasında, bu kişiyle aynı ortamı paylaşmanın kendilerine kazandırdığı kazandırdığı ve kaybettiklerini gözden geçirmelidirler. Yaşanmış örneklere bakıldığında bu tip liderlerle çalışmış kişilerde yitirilmiş özsaygı, derin bir hayal kırıklığı, kullanılmışlık ve değersizlik duyguları gözlemlenmektedir. Bunların üstesinden gelmek ise kolay değildir. Bu bazen imkânsız bazen de uzun zaman alacak, kendisiyle ve toplumla yüzleşmeyi kapsayan gerçek bir arınma süreci gerektirmektedir. Hepimiz kendimize soralım ‘’Biz Narsist Liderliğin neresindesiniz?’’.

Bu ay ki yazıma son verirken Next Ceo Club oluşumunu kurgulayan ve bu portalda düşüncelerimizi siz okurlara iletme imkânımızı sunan Rauf Ateş Bey’e teşekkürlerimi sunmak isterim.

Mustafa BAŞAR

Paylaş
  • gplus
  • pinterest

Comments

  1. burcu
    27 Ocak 2014 at 02:01

    Başarılarınızın artarak devamını dilerim…

  2. erdal mukul
    2 Şubat 2014 at 17:44

    Sayın Mustafa Başar Bey,

    Değerli yazılarınızı heyecanla takip edeceğim.

    Saygılarımla,
    Erdal Mukul

Yorum yap

Lütfen sorunun cevabını belirtilen alana yazınız *